|
BU BAYRAMDA
Nefsime söylerim nefsime önce;
Yaptığın bir işi kırk kere düşün!...
Aşk ile imandır insan sevince
Şerre yorma düşü kırk kere düşün!...
Gelen gider kalan yoktur dünyada,
İnat etme inat her an hatada,
Kalmıyor doğduğu gibi kafada
Kar örtüyor başı kırk kere düşün!...
Akıl fikir eyle izle alemi,
Hak hakikat için kullan kalemi,
Ayırma kimseyi kalpten selamı
Ver ki, gelen taşı kırk kere düşün!...
İnsandır bir hata yapar her zaman,
Af diler olursa yanlışa pişman,
Bir basamak çıkar aşkı yaşar can
Doluya gel boşu kırk kere düşün!...
Borçlanma borcuna eyle pür dikkat,
Alacağın varsa vermemek maksat,
Kalite kontrolde düşüyor kıymet
Edepsizse kişi kırk kere düşün!...
Yaprak yaprak ömür sanki akan su,
Her şeyden bir ibret gerek doğrusu,
Geçmiş olsun demez maldır korkusu
Boşa geçen yaşı kırk kere düşün!...
Alay etme her kim etse de alay,
Bilinçli – bilinçsiz incitmek kolay,
Her canlı yaşıyor başka bir olay
Farklı içi dışı kırk kere düşün!...
İçten bir semfoni sessizlik alâ,
Kör eder gönülü yalanla, riyâ,
Dün var olan bu gün sanki bir rüyâ
Uçar hayat kuşu kırk kere düşün!...
Denizler durulur seven yorulmaz,
Uzak mı aşığa Bağdat sorulmaz,
Aşk ehli olanlar asla kırılmaz
Yaşar yazı kışı kırk kere düşün!...
Sarsıldı bu bayram sarsıldı cihan,
Van ağlar, can ağlar, Erçiş’te figan,
Ders alır insanlık, ders alır insan
İnişi - yokuşu kırk kere düşün!...
Ol emri İbrahim etti ihtiyar,
İsmail bir kurban candan fedakâr,
Ahde vefa özüm sözüm aşikâr
Helal kılar aşı kırk kere düşün!...
Halil GÜLEL
GÜL TÜRKÜSÜ
Gül diyorsam, durmadan
Bilinçaltı bahçembe bir
Ezik gül kaldığından belki
Çocukluğumun Mayıs dalından
Kimbilir?
Gül diyorsam bir zaman
Nedimin övdüğü bir
O çok uzaklarda saraylı
Lale bahçelerinde soyut
Osmanlı gül değildir.
Gül diyorsam, ne zaman
Büyükannem bir
Avuç can eriğiyle birlikte
Üç yaprak çiy tanesi de
Getirir.
Gül diyorsam, hani Haziran
Hani şimdi açan bir
Gerçek güldür gündelik
Yapraklarını gül bitleri
Yiyip bitirir.
Ceyhun Atuf KANSU
AŞIKSIN GÖNÜL
Bezek bezek bezeniyor düşlerim,
Derinden derine ,aşıksın gönül.
Adı,''Zeyno''desem,yalan söylerim,
Sen başka birine, aşıksın gönül.
Kırıktır telleri,gönül sazımın,
Çekilmez acısı,sevda nazımın,.
Mutki'de çift süren köylü kızının,
Topraklı terine aşıksın gönül.
Bu dünyada gönül verdin birine,
Gem tutmuyor,vursalar da diline,
Süphan'ın karına,Ahlat İli'ne,
Nemrut'un gölüne,aşıksın gönül.
Bir keklik sesine,çam gölgesine ,
Reyhan'ın rengine,bal teknesine,
Çağlayıp ta ,kopan suyun sesine ,
Bitlis Deresine,aşıksın gönül.
Yiğidin sözünden dönmeyenine,
Ateşin yıllarca sönmeyenine ,
Mavzerin omuzdan inmeyenine,
Mertliğin serine ,aşıksın gönül.
Sevdasız gönüle sual olunur,
Öyle sevda çek ki,ölsen durulur,
Dolmalar sarılır,toylar kurulur,
Davul zurna sesine ,aşıksın gönül.