AHLAT KÜLTÜR SANAT VE ÇEVRE VAKFI
Ana Sayfa > ŞÜPHAN DAĞI'NA DÜŞEN İNGİLİZ UÇAĞI
ŞÜPHAN DAĞI'NA DÜŞEN İNGİLİZ UÇAĞI

Osman SOYSAL

Her şey panoramio’ya yüklediğim bir Süphan Dağı fotoğrafına ilişkin yazılan yorumla başladı. Yorum İngiltere’den geliyordu ve söz konusu kişi bana Süphan Dağı zirvesinde, 1959 yılında düşen uçakla ilgili herhangi bir enkaza rastlayıp rastlamadığımı soruyordu.

Elektronik postayı gönderen operasyona katılan emekli bir İngiliz askeriydi. Haziran 2007’de batıdan doğuya çeşitli dağlardan oluşan bir aylık gezimin sonunda, Bitlis Adilcevaz Norşıncık (Harmantepe) Köyünden hareketle solo olarak Süphan Dağı’na tırmandım. Norşıncık’a vardığım ilk gün, köy girişinde bulunan korucu kontrol noktasındaki köy korucularıyla sohbet ederken, dağın zirvesine 1959 yılında bir İngiliz uçağının düştüğünü, köylülerin kazadan sonra bölgeye ulaşan  İngiliz arama kurtarma ekibine dağdan uçağa ait enkaz parçaları getirdiklerini, İngilizlerin köylülere teslim aldıkları enkaz parçası başına para ödediğine ilişkin anlatıları dinlerken konu ilgimi çekmişti.  Ancak köylüler yukarıda, yani zirvede uçakla ilgili herhangi bir enkazın kalmadığını söyledikleri için konuyu fazla dikkate almamıştım. Nitekim zirveye çıktığımda, uçakla ilgili herhangi bir ize de rastlamadım.  

Earth’e koyduğum Süphan Dağı fotoğrafına ilişkin gelen mesajla birlikte konuyla biraz daha yakından ilgilenmeye çalıştım. Öncelikle konunun öyle sanıldığı gibi çok da ‘gizemli’ bir yönünün olmadığı anlaşılıyor. İngiltere, kiraladığı sivil bir kargo uçağıyla Avustralya’daki Woomera Füze Üssüne Türkiye/Iran/Bahreyn üzerinden önemli bilim adamlarıyla birlikte stratejik malzeme sevk ediyor. Uçak, kötü hava koşulları nedeniyle Van Gölü üzerinde seyir ve irtifa göstergelerinin aşırı soğuktan etkilenip donması nedeniyle rotasından sapıyor ve gölün kuzeyinde yer alan 4058 metre yükseklikteki Süphan Dağı’nın zirvesine çakılıyor. Yapılan arama çalışmaları sonucunda, uçağın kaybolmasından altı gün sonra enkaz Süphan Dağı’nın zirvesinde havadan tespit ediliyor. Bu süreçten sonra RAF (İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri) çok acil bir operasyonla, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bilgisi dahilinde (!),  enkaza ulaşıp çok gizli evrakları topluyor, kalan malzemeleri imha ediyor ve ölüleri ise hemen oracıkta taşların altına gömüveriyor.

            Önce isterseniz, RAFMRS-MRA (RAF Dağ Arama Kurtarma) Ekibinin Süphan Dağı Kurtarma Harekatına ilişkin kendi sitesinde yazdıklarını İngilizce’den yaptığım naçizhane kötü çeviri eşliğinde birlikte okuyalım :

   RAF – DAĞ ARAMA-KURTARMA EKİBİ (RAFMRS-RAFMRA) SÜPHAN DAĞI KURTARMA HAREKATI (1959)  RAF (İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri) Dağ Arama-Kurtarma Ekibi 1954 yılında Kıbrıs Lefkoşa’da kurulmuştur. Bu ekip yüksek irtifada arama-kurtarma faaliyetleri yürütmek üzere oluşturulmuştur ve ilk önemli harekâtını kış koşullarında 14 000 feet yükseklikte gerçekleştirmiştir.

            Ekibin sorumluluk alanı İngiliz ve müttefik hava kuvvetlerinin Doğu Akdeniz’de gerçekleştirdiği faaliyetlerle sınırlı olmuştur. Nisan 1959’da bir İngiliz uçağı Türkiye’nin doğusunda kaybolunca Lefkoşa’daki ekip öncelikle havadan arama faaliyetlerine girişmiştir.

            23 Nisan 1959 Perşembe günü, AVRO TUDOR Supertrader IV (Zephyr)  tipi sivil bir kargo uçağı, İngiltere’den Avustralya’nın Woomera üssüne yaptığı uçuşun Ankara-Bahreyn bölümünü gerçekleştirdiği sırada,  Ankara’nın doğusuna çoktan geçmiş bulunuyordu. Uçağın içerisinde 12 personel ve Woomera Füze Üssü için çok gizli bir mühimmat bulunuyordu. Ankara-Tahran arasında bulunan ve Van Gölü’nün üzerinden geçen hava koridorunu kullanmaktaydı.

         Gölün 40 mil batısında Muş kenti yer almaktadır. Tudor uçağı kentin üzerindeyken hava kulesine son sinyalini göndermiştir. Plana uygun olarak seyrederken yedi dakika sonra olağanüstü bir gelişme yaşanmıştır. Muş’u geçtikten sonra uçaktan ne bir ses, ne de bir sinyal alınmış, ayrıca öğleden sonra Bahreyn’den de uçağın oraya ulaşmadığı öğrenilmiştir. Ertesi gün Türk Hava Kuvvetlerinin kaybolan Tudor uçağını havadan aramasına karşın, Lefkoşa’da bulunan RAF Arama-Kurtarma Eşgüdüm Merkezi akşam saatlerine kadar bu konuda bir faaliyette bulunmadı. 25 Nisan tarihinde, şafaktan önce, Türk hava sahası içerisinde, olayın gerçekleştiği yerin 40 millik çevresini araştırmak üzere  iki Hastings ve bir tane Schakleton uçağı havalandı. Bu uçakların Türkiye’deki hava arama faaliyetleri için gerekli izinler alındı. Türk ve İran uçakları da arama faaliyetlerine yardımcı oldular.Dağ Arama-Kurtarma Ekibi 25 Nisan’da olaydan haberdar edildi ancak ekibin malzemeleriyle Kyrena’daki ana üslerinde toplanması zaman aldı. Lefkoşa’daki üstte hazır bulunmaları Cumartesi saat 10:00’u bulmuştu. Gün doğmadan ekibin hazırlanması bir buçuk saat sürdü ve iki saat içinde hazır duruma geldiler. Bunu izleyen dört gün boyunca hava arama faaliyetlerinin sona ermesini beklediler. Hava indirme sağlık kurtarma timi hazır durumda bekletildi.

Dağ arama-kurtarma ekibinden ihtiyaç durumda 17 kişi her an harekâta girişebilecek şekilde hazır bekletiliyordu. Başlarında subayları olmamasına karşın sorumluluğu Pilot Yüzbaşı Robertson aldı. Yüzbaşı birkaç kez hafta sonları düzenlenen eğitim çalışmalarında takımın başında yer almıştı.

.

                                                        devam edecek…

Gelen Yorumlar
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz.
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.
Lütfen Cevaplayın
Bir yıl kaç günden oluşur? 

Ara
DURUM Temmuz 2010
Bitlis'te bulunduğunuz ilçede belediye hizmetlerinden memnun musunuz?
Evet
Hayır
Ehh işte
Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı - AHLAT GAZETESI
®© 1993-2008 Ahlat Gazetesi Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı Yayın Organıdır.
AHLAT GAZETESİ’nde yayımlanan yazılardan imza sahipleri sorumludur. Her türlü yazı ve makalelerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kısmen veya tümüyle yayınlanamaz. AHLAT GAZETESİ’nin Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı dışında hiçbir kuruluşla doğrudan veya dolaylı herhangi bir bağlantısı yoktur.

iletişim : i_nalbantoglu@yahoo.com