AHLAT KÜLTÜR SANAT VE ÇEVRE VAKFI
Ana Sayfa > SÜPHAN DAĞI'NA DÜŞEN İNGİLİZ UÇAĞI
SÜPHAN DAĞI'NA DÜŞEN İNGİLİZ UÇAĞI

Osman SOYSAL            Geçen Sayıdan Devam….

Adilcevaz Hükümet Tabibi olan arkadaşım askere gittiğinden, Adilcevaz Hükümet Tabipliği’ne de vekalet ediyordum. Dolayısıyla adli vakalara ben bakıyor ve otopsileri de ben yapıyordum. Anımsadığıma göre 1959 yılının sonbahar aylarıydı. Adilcevaz Savcısı telefon ederek, Süphan Dağı yamacındaki Norşincik Köyü’ne bir İngiliz uçağının düştüğünü bildirdi ve kazada ölenlerin otopsileri için beni davet etti.

 Gereken hazırlığı yaptıktan sonra vakit kaybetmeden Adilcevaz’a gittim. Savcı, uçağın düşüşünü gören bazı köylülerin durumu jandarmaya haber verdiklerini ve olay yerine bir jandarma müfrezesinin gönderildiğini, alınacak habere göre hareket edileceğini açıkladı ve olay yerine ancak helikopterle ulaşabileceğimizi söyledi. Duyumlara göre İran’a geçmekte olan İngiliz uçağında çok önemli bilim adamları ve stratejik öneme haiz malzeme varmış. Kaza sırasında dokuz bilim adamının öldüğü söyleniyordu. Olay yerine gitmek için oldukça heyecanlı bir bekleyiş yaşadık. Dünya çapındaki bir olaya tanık olacağımızı sanıyorduk. Üstelik hayatımızda ilk kez helikoptere binecektik. Ancak aldığımız haber iç açıcı değildi. İngilizler gelmişler, ölenleri ve yanlarındaki malzemeyi Türk makamlarının haberi olmadan alıp götürmüşlerdi. Bu duruma bir hayli üzüldük ve olayın Ulusal Egemenliğimize aykırı bulduğumuz yönlerini tartıştık. Olayın bu yanı, Zaman Gazetesi’nde yer alan haberle çelişkili görünmektedir. Uçağın bazı parçalarının köylüler tarafından götürülmüş olduğu doğrudur. Ancak bizim aldığımız duyumlara göre ölenlerin cesetleri de İngilizler tarafından götürülmüştü.
           Önemli bilim adamlarını taşımaları ve sözü edilen iki kaza arasındaki benzerlik nedeniyle, sabotaj ihtimali duyulan kuşkuları artırıyor. Adilcevaz’da yaşanan uçak kazasının; 1959 yılında; ABD’nin desteği ile Türkiye, İran, Pakistan ve İngiltere arasında kurulan CENTO (Merkezi Antlaşma Teşkilatı) ile ilişkili olabileceği de akla gelmektedir. Dikkat edildiğinde, ABD’nin BOP projesini gerçekleştirmek için daha o yıllardan harekete geçtiği anlaşılacaktır. Bugün saldırı planları yaptığı İran, 1959’da ABD’nin ikili antlaşmalar yaptığı stratejik dostları arasında bulunuyordu. Bu gerçek hiçbir zaman göz ardı edilmemelidir.

Evet, sonuç olarak Dr.Sadık Bey çok istediği halde helikoptere binememiş ve olayın bu şekilde örtbas edilmesine hükümran ve egemen hükümeti temsil eden onurlu bir hekim olarak  haklı tepkisini göstermiştir. Ölülerin raporda yazılı olduğu şekilde olay yerine gömülmediği ve İngiliz’lerce uçakla götürüldüğünü iddia etmektedir ki, bu çok güçlü bir olasılıktır.

Takip etmediğimiz Zaman Gazetesinde 8 Ekim 2000 tarihinde Aydoğan Vatandaş imzasıyla yazılan ‘Adilcevaz’ın kanser bilmecesi’ başlıklı haberde ise şu görüşlere yer veriliyor: ‘Bitlis'in Adilcevaz ilçesinde ölümlerin yüzde 90'ı kanserden. Olayın Çernobil ve 1959'da düşen İngiliz uçağı ile ilgisi hâlâ araştırılmadı. 1983'te Çernobil'de yaşanan nükleer patlamanın ardından çevreye yayılan radyasyonla birlikte binlerce insan hayatını kaybetmiş, radyasyon bütün bölgeyi olduğu gibi Karadeniz'i aşarak Türkiye'yi derinden etkilemişti. Edinilen bazı bilgiler bu olayın Türkiye'yi ilgilendiren boyutlarının son derece tehlikeli noktalara ulaştığını gösteriyor. Örneğin Bitlis'in Adilcevaz ilçesinde ölümlerin yüzde 90'ı kanserden kaynaklanıyor. Bölge halkı seslerini duyuramamaktan şikâyetçi. Özellikle son 15 yılda gırtlak ve mide kanserlerinde görülen olağanüstü artışa rağmen bölgede hâlâ hiçbir çalışmanın yapılmaması şaşırtıcı bulunuyor. Edindiğimiz bilgilere göre bu konuyla ilgili tek araştırmayı yapan VAN 100. Yıl Ünv. Arş. Hastanesi doktorlarından Doç. Dr. Kürşat Türkdoğan ve birkaç uzmandan oluşturulan bir ekip bölgede bireysel denebilecek bir araştırma gerçekleştirmiş. Ortaya çıkan sonuçlar ise son derece vahim. Örneğin Van Gölü havzasında her 100 endoskopinin en az 7'sinde mide ve gırtlak kanserine rastlanıyor. Adilcevaz'da bu oran daha da büyük. Toprakta nikel, cadmium gibi elementler fazla, silisyum az ve radyasyon had safhada. Beslenme tezek yakılmasından dolayı is bulaşmış yiyeceklerle yapılıyor. Kırtlama denilen usulle çay içimi kansere etken olarak gösteriliyor. Bölgedeki kanser oranındaki artışın sebepleri acaba ne olabilir? Çernobil faciasının etkisi ne kadar? Bu konuyla ilgili yetkililer tam anlamıyla sessizlik içinde.

Sabah Gazetesi’nde yer alan bir başka habere göre ise

PARÇALAR KÖYDE

Süphan Dağı'na düşen ve radyoaktif madde taşıdığı iddia edilen uçağın birçok parçası köylüler tarafından köylere getirilmiş. Bu parçalar, bazı evlerde tavan desteği bazı evlerde ise sehpa olarak kullanılıyor. Köylüler, 1960'lı yıllarda bu parçaları köye indiren insanların tümünün kanser nedeniyle yaşamlarını yitirdiğini iddia ediyor. Kazaya tanık olduğunu söyleyen 77 yaşındaki Ahmet Hınıs, uçağın düştüğünü gördüğünü belirterek "Köylüler her zaman dağa çıkarak uçağın parçalarını alıyorlardı. Ancak uçaktan parça alanların hepsi kanser nedeniyle öldü" dedi. 
           Sözlerini, tanıklıklarını her zaman dikkatle dinleyeceğimiz büyüklerimize, yaşlılarımıza ve yaptıkları yorumlara saygılarımızı sunuyoruz. Kanser iddialarına ilişkin söyleyebileceklerimiz sınırlıdır.

                                          devam edecek…

Gelen Yorumlar
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz.
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.
Lütfen Cevaplayın
20'den sonra hangi sayı gelir? 

Ara
DURUM Temmuz 2010
Bitlis'te bulunduğunuz ilçede belediye hizmetlerinden memnun musunuz?
Evet
Hayır
Ehh işte
Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı - AHLAT GAZETESI
®© 1993-2008 Ahlat Gazetesi Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı Yayın Organıdır.
AHLAT GAZETESİ’nde yayımlanan yazılardan imza sahipleri sorumludur. Her türlü yazı ve makalelerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kısmen veya tümüyle yayınlanamaz. AHLAT GAZETESİ’nin Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı dışında hiçbir kuruluşla doğrudan veya dolaylı herhangi bir bağlantısı yoktur.

iletişim : i_nalbantoglu@yahoo.com