AHLAT KÜLTÜR SANAT VE ÇEVRE VAKFI
Ana Sayfa > TERÖRLE MÜCADELEDE TÜRK HUKUKU
TERÖRLE MÜCADELEDE TÜRK HUKUKU

Fehmi HASPOLAT-Hukukçu Öğretmen                geçen sayıdan devam… 


        Hiyanet-i Vataniye Kanunu’nun kaldırılması üzerine artan terör faaliyetleri karşısında Terörle Mücadele’de Terör yasasına gerek duyulmuştur.Bunun üzerine12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Yasası kabul edilmiştir. Bu yasa kısa zamanda değişiklikler geçirmiş, 21 Nisan 2006’da yapılan değişiklikle birçok maddede değişikliğe gidilmiştir.

       Terörle mücadele Yasası geçmişte vatana ihanet kavramı yerine bugün “devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne” yönelik  tehditler ile “anayasal cumhuriyet rejiminin lâik demokratik,sosyal hukuk devleti” yapısına yönelik tedbirlerin  vatana ihanet suçları olarak kanun kapsamına alınmıştır.

       Terörle Mücadele Yasası’nda Terör tanımı şöyle yapılmıştır:

        MADDE 1-Terör,baskı,cebir ve şiddet, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit  yöntemlerinden biriyle,Anayasa’da belirtilen cumhuriyetin niteliklerini,siyasi, hukuki ,sosyal,laik,ekonomik düzenini değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak,Türk Devletinin ve Cumhuriyetinin  varlığını tehlikeye düşürmek,devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak, veya ele geçirmek,temel hak ve hürriyetleri yok etmek,devletin iç ve dış güvenliğini,kamu düzenini veya sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından  girişilecek her türlü eylemlerdir. Bu kanunda yazılı olan örgüt ,iki veya daha fazla kimsenin aynı amaç etrafında birleşmeleriyle meydana gelmiş

        Terör Suçlusu:Birinci maddede belirlenen amaçlara ulaşmak  için meydana getirilmiş örgütlerin mensubu olup da ,bu amaçlar doğrultusunda diğerleri  ile beraber veya tek başına suç işleyen veya amaçlanan suçu işlemese dahi örgütlerin mensubu olan kişi terör suçlusudur.

       Daha sonra AB dayatmalarıyla değişikliği uğrayan bu Terörle Mücadele Yasası’nı yürürlükten kaldırılan 765 sayılı Ceza Yasası’nda ki 163 . maddesindeki  suçların da  daha önce kaldırılması nedeniyle şimdiki uygulamada,dini irtica  sadece bir parti suçu olarak görülmekte, ne Terörle Mücadele Yasası’nda ne de yeni Türk Ceza Yasasında tarikat ve cemaatlerin eylemleri suç sayılmamıştır. Hiyanet-i Vataniye Kanunu’na paralel olarak daha önceki 765 sayılı Türk Ceza yasasında ki 163  ‘Yıkıcı –Gericilik Faaliyetleri” başlığı altında düzenlenmiş olarak düzenlenmiş “Laikliğe aykırı olarak Devletin içtimai veya iktisadi veya siyasi veya hukuki  temel nizamlarını ,kısmen de olsa dini esas ve inançlara uydurmak

amacıyla cemiyet  tesis,teşkil.tanzim veya sevk ve idare etme” etmek suçunun da kaldırılmış olması nedeniyle 163.irtica tehdidinin yolundaki engeller kaldırılmış,bu suçun önü  açılmıştır. Bu itibarla Yürürlükten kaldırılan Hıyanet-i Vataniye Kanunu yerine getirilmek istenen Terörle Mücadele yasası cumhuriyet rejimini koruyacak ve kollayacak nitelikten yoksundur.Yine aynı şekildi kaldırılmaın141.,142.,146. maddeler DHKP-C ve benzeri sol örgütlerin önünü açmıştır.

            Atatürk döneminde Hıyanet-i Vataniye kanunu ile sadece günümüz deki terör olayları değil, temel endişe olan iç güvenliği korumak değil, Cumhuriyetin varlığı ve bekası korunmak değil, bunun yanında kutsal din duygularının siyasete alet edilmesiyle  halkın temiz duygularını kötüye kullanılarak halk arasında nifak ve dini ayırımcılık  tohumlarının ekilmesi ve bu amaca yönelik söylem ve eylemleri de   vatana ihanet suçu olarak  kabul edilmişti..Bu durum günümüz Terörle Mücadele Yasasında  devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne” yönelik suçlar olarak alındığı görülür.Yeni değiştirilen  Terörle Mücadele Yasasında yasa koyucu  terörü sadece sıradan bir suç soruşturmasında uygulanan prosedür esas alınmıştır.Bu kanun ile irtica tehdidi  ve siyasi parti suçu olarak sayılmakta,tarikat ve cemaatlerin  eylemleri ise suç olarak bile değerlendirilmemiştir. Bu nedenle bu yasa Cumhuriyet ruh ve felsefesi ile o günkü yasal düzenlemeden uzaklaşmıştır.

       Terörle Mücadele Yasasında genel kapsamıyla terör,”cebir ve şiddet kullanılarak anayasa’nın başlangıç bölümünde 2..,3.ve5. maddelerinde belirtilmiş Cumhuriyetin niteliklerini ve düzenini değiştirmek,devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak,temel hak ve hürriyetleri yok etmeye yönelik suçlar” olarak alındığı görülmektedir.Bu durum dışarıdan destekli günümüzün en etkin terörü olan PKK terör örgütünün Türkiye Cumhuriyeti’nin devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmadaki suçu,suç ve  ceza açısından   önleme yapısında  Mustafa Kemal döneminde çıkarılan  Hıyanet-i Vataniye kanunu’nun 1. maddesiyle örtüşür. Ancak buradaki müeyyide ölüm değil, AB dayatmasında ölüm cezası yerine getirilen  ağırlaştırılmış müebbet hapistir.

          Yürürlükteki kaldırılan Hıyanet-i Vataniye Kanunu’nda olduğu gibi  kutsal din duygularının alet edilmesi,bu amaçla cemiyet kurulması  ya da bu yolda söylem ve eylemlerde bulunulması en az terör olayı kadar tehlikeli olmasına rağmen   Terörle Mücadele yasasında böyle bir düzenlemeye gidilmemesi günümüz cemaat -tarikat yapılanmasında emperyal güç tarafından empoze edilen “Ilımlı  İslam” ve dinler arası diyaloğda siyasal İslamdaki

tehlikeyi getirmiştir.

Terörle Mücadele Yasası’nda belirtilen suçlar şunlardır:

.MADDE 2- 3713 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

MADDE 3- 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 302, 307, 309, 311, 312, 313, 314, 316, 320 nci maddeleri ile 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında yazılı suçlar, terör suçlarıdır.

ADDE 4- Aşağıdaki suçlar 1 inci maddede belirtilen amaçlar doğrultusunda suç işlemek üzere kurulmuş bir terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlendiği takdirde, terör suçu sayılır:

a) Kasten öldürme ve yaralama suçları, cebir ve şiddet içeren suçlar ile Türk Ceza Kanununun 79, 80, 84, 103, 106, 109, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 142, 148, 152, 170, 172, 173, 174, 181, 185, 187, 188, 197, 198, 199, 200, 202, 204, 207, 210, 213, 214, 215, 223, 224, 227, 235, 243, 244, 245, 265, 292, 294, 300, 315, 317, 318 ve 319 uncu maddelerinde yer alan, kapsamı genişletilmiş bu suçlar, başlıklarıyla şöyledir:

      Türk Ceza Kanunu`nun; göçmen kaçakçılığına ilişkin 79. maddesi, insan ticaretine ilişkin 80. maddesi, intihara ilişkin 84. maddesi, çocukların cinsel istismarına ilişkin 103. maddesi, tehdide ilişkin 106. maddesi, kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya ilişkin 109. maddesi, eğitim ve öğretimin engellenmesine ilişkin 112. maddesi, kamu kurumu veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinin engellenmesine ilişkin 113. maddesi, siyasi hakların kullanılmasının engellenmesine ilişkin 114. maddesi, inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engellemeye ilişkin 115. maddesi, konut dokunulmazlığının ihlaline ilişkin 116. maddesi, iş ve çalışma hürriyetinin ihlaline ilişkin 117. maddesi, sendikal hakların engellenmesine ilişkin 118. maddesi, nitelikli hırsızlığa ilişkin 142. maddesi, yağmaya ilişkin 148. maddesi, mala zarar vermenin nitelikli hallerine ilişkin 152. maddesi, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulmasına ilişkin 170. maddesi, radyasyon yaymaya ilişkin 172. maddesi, atom enerjisi ile patlamaya sebebiyet vermeye ilişkin 173. maddesi, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesine ilişkin 174. maddesi, çevrenin kasten kirletilmesine ilişkin 181. maddesi, zehirli madde katmaya ilişkin 185. maddesi, kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satmaya ilişkin 187. maddesi, uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticaretine ilişkin 188. maddesi, parada sahteciliğe ilişkin 197. maddesi, paraya eşit sayılan değerlere ilişkin 198. maddesi, kıymetli damgada sahteciliğe ilişkin 199. maddesi, para ve kıymetli damgaları yapmaya yarayan araçlara ilişkin 200. maddesi, mühürde sahteciliğe ilişkin 202. maddesi, resmi belgede sahteciliğe ilişkin 204. maddesi, özel belgede sahteciliğe ilişkin 207. maddesi, resmi belge

hükmündeki belgelere ilişkin 210. madde, halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdide ilişkin 213. maddesi, suç işlemeye tahrike ilişkin 214. maddesi, suçu veya suçluyu övmeye ilişkin 215. maddesi, ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulmasına ilişkin 223. maddesi, Kıt`a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgedeki sabit platformların işgaline ilişkin 224. maddesi, fuhuşa ilişkin 227. maddesi, ihaleye fesat karıştırmaya ilişkin 235. maddesi, bilişim sistemine girmeye ilişkin 243. maddesi, sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirmeye ilişkin 244. maddesi, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılmasına ilişkin 245. maddesi, görevi yaptırmamakta direnmeye ilişkin 265. maddesi, hükümlü veya tutuklunun kaçmasına ilişkin 292. maddesi, kaçmaya imkan sağlamaya ilişkin 294. maddesi, devletin egemenlik alametlerini aşağılamaya ilişkin 300. maddesi, silah sağlamaya ilişkin 315. maddesi, askeri komutanlıkların gaspına ilişkin 317. maddesi, halkı askerlikten soğutmaya ilişkin 318. maddesi ve askerleri itaatsizliğe teşvike ilişkin 319`uncu maddesinde yer alan suçlar, terör suçu kapsamına alınacak..

b) 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan suçlar,

c) 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 110 uncu maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarında tanımlanan kasten orman yakma suçları,

ç) 10/7/2003 tarihli ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar,

d) Anayasanın 120 nci maddesi gereğince olağanüstü hâl ilan edilen bölgelerde, olağanüstü hâlin ilanına neden olan olaylara ilişkin suçlar,

e) 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 inci ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar.

MADDE 5- 3713 sayılı Kanunun 6. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında geçen "beşmilyon liradan onmilyon liraya kadar ağır para" ibaresi "bir yıldan üç yıla kadar hapis" olarak, dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

        Yukarıdaki fıkralarda belirtilen fiillerin basın ve yayın yoluyla işlenmesi hâlinde, basın ve yayın organlarının sahipleri hakkında da bin günden onbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Sorumlu müdürleri hakkında, bu cezanın üst sınırı beşbin gündür.

        Terör örgütünün faaliyeti çerçevesinde suç işlemeye alenen teşvik, işlenmiş olan suçları ve suçlularını övme veya terör örgütünün propagandası niteliğinde olan içeriğe sahip süreli yayınlar hâkim kararı ile; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de Cumhuriyet savcısının emriyle tedbir olarak onbeş günden bir aya kadar durdurulabilir.

                                                        devam edecek…

Gelen Yorumlar
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz.
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.
Lütfen Cevaplayın
Alfabenin son harfi nedir? 

Ara
DURUM Temmuz 2010
Bitlis'te bulunduğunuz ilçede belediye hizmetlerinden memnun musunuz?
Evet
Hayır
Ehh işte
Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı - AHLAT GAZETESI
®© 1993-2008 Ahlat Gazetesi Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı Yayın Organıdır.
AHLAT GAZETESİ’nde yayımlanan yazılardan imza sahipleri sorumludur. Her türlü yazı ve makalelerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kısmen veya tümüyle yayınlanamaz. AHLAT GAZETESİ’nin Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı dışında hiçbir kuruluşla doğrudan veya dolaylı herhangi bir bağlantısı yoktur.

iletişim : i_nalbantoglu@yahoo.com