“bacalı sanayi” yi bile gerilerde bırakmış vaziyette. Konuya “Van Gölü Havzası” gözlüğü ile baktığımızda, turist ne ararsa var. Tarih fışkırıyor, doğa görenleri mest ediyor, ulaşım derseniz o da tamam. Bunlar bir turist için olmazsa olmazlar. Turist başka ne ister? Konaklama. Peki Havza’da konaklama durumu nasıl? İşte burada duruyoruz. Hem de kötü bir duruş. Yani çuvallıyoruz. Van’daki birkaç otel, Tatvan’daki bir otel ve Ahlat’taki Selçuklu Oteli. Turist’ten yararlanılabilmek ona konaklama tesisi sunmakla mümkündür. Yoksa sabah Van’dan getirip, akşam tekrar Van’a götürmekle, turizmin nimetlerinden yararlanılamaz. Turisti rahat ettirmenin illa da beş yıldızlı otellerde konut etmenin dışın da başka yolları da vardır. Buna en güzel örnek, Safranbolu ve Beypazarı’nı gösterebiliriz. Her iki yerde de beş yıldızlı otel yok. Gerek yerli, gerekse yabancı turist oluk oluk bu iki yere akıyor. Oldukça temiz ve titizce hazırlanmış
“EvPansiyonları” konaklamayı sorun olmaktan çıkarmış.
Peki biz neden yapamıyoruz? Madem özel sektör kıza dönem için büyük tesis yapmayı rantabl görmüyor, biz neden sorunu ev pansiyonculuğu ile çözmeyi beceremiyoruz.?
Bunun için kafa yapımızın da değişmesi gerek anlaşılan!..