AHLAT KÜLTÜR SANAT VE ÇEVRE VAKFI
Ana Sayfa > TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNİN CAYDIRICILIĞI
TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNİN CAYDIRICILIĞI

Aytekin ZİYLAN

Türk Silahlı Kuvvetleri, Türk mühendislerince geliştirilip komuta kontrol, elektronik harp ve muhabere sistemleri, görev bilgisayarları, radar ikaz almaçları, dost-düşman ayırma vb. sistemlerle, yabancılara bağımlı olmaktan kurtulma yolunda. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin caydırıcılığı bu nedenle yüksektir. Bu caydırıcılık, ulusal kaynaklardan tedarik edilen özgün ürün ve teknolojilerin artmasına paralel olarak gelişecektir.

Savunma sanayinde teknoloji hızın ve hassasiyetin arttırılması yönünde gelişiyor. Modern savunma sistemleri en ileri teknolojilerin kullanıldığı entegre, karmaşık ve esnek sistemlerdir. Askeri sistemler artık yazılım kontrolunda çalışmakta, bu suretle insan hatası minimuma indirilirken sürat, hassasiyet ve etkinlik arttırılmaktadır.

Sistemlerdeki yazılımlar şunları amaçlıyor: savaşlarda hasmın durumu hakkında daha çabuk bilgi sahibi olmak, bu bilgileri taktik sahada en küçük komutana kadar daha çabuk ulaştırarak manevra ve ateş desteğinin koordinasyonunu sağlamak, bunu yaparken hasmın aynı şeyleri yapmasına engel  olmak, hedefte tam isabet sağlamak, dost birliklere yönelmiş füzeleri algılayarak hedeftekilere bildirmek, hedefi korumak için bazı önlemleri kendiliğinden almak, muharebe sahasında hedefleri saptayıp dost düşman diye ayırmak, özetle kendi birliklerimize muharebe sahasının tam bir resmini gösterirken hasmın bu resmi görmesini engellemek… Geleceğin savaşları elektronik alanda olacak Dolayısıyla savunma sistemlerini amaçlarımız doğrultusunda kullanabilmemiz için “sistemleri çalıştıran yazılımlara hakimiyet esastır.” Artık başkalarından alınan savunma sistemlerine güvenilemez.

Savunma sistemlerinin işlevlerini emniyetli ve güvenilir bir şekilde yerine getirebilmeleri bakımından yazılımın hayati önemi, “bilgisayar emniyeti” konusunu gündeme getirdi. Yazılımın milli olmasının “yazılım emniyeti” dışında başka çok önemli nedenleri de var.

Savunma sistemlerinin yazılımları belirlenen hedef silahlara veya senaryolara göre yazılır. Ancak gerçek durum her zaman bu hedef ve senaryolara uygun değildir. Dolayısıyla, bütün silah ve askeri sistemlerin içindeki yazılımın değişen tehdide, hasmın silah ve sensör sistemlerinde her an olması  muhtemel değişikliklere göre yeniden düzenlenmesi gereklidir. Örneğin 1.Köre savaşında Amerikalılar, savunma sistemlerini oldukları gibi değil, bölgede yığınaklanma safhasında, yaptıkları elektronik istihbaratla elde ettikleri yeni verilere göre uyarladı, etkinliklerini arttırarak kullandı ve başarılı oldu.

Bu konuda bir başka örnek de Falkland savaşından verilebilir. Bu savaşın başlangıcında İngilizler normalin üzerinde uçak zayiatı vermekteydi. İngiliz uçaklarındaki Radar İkaz Almaçlarının, Arjantin’in elindeki füze radarlarını düşman olarak algılamadıklarını saptadılar. İngiliz uçaklarında bulunan, pilota uçağa yönelmiş bir füzeyi haber veren ve otomatik olarak önleme tedbirlerini alan “Radar İkaz Almaçları” sadece Sovyet Bloğu füze sistemlerini düşman olarak algılamaya programlanmıştı. Bu durumu saptayan İngiliz teknisyenleri, İngiliz uçaklarındaki Radar İkaz Almaçlarında gerekli program değişikliklerini yaparak Arjantin füze sistemlerinin de düşman olarak algılanmasını sağladı, böylece  İngilizlerin uçak zayiatları azaldı.

Sistemlerin platform, motor gibi donanımlarında kayda değer bir değişiklik söz konusu değildir. Donanım olarak top yine aynı top, helikopter yine aynı helikopter, gemi yine aynı gemi. Çünkü yazılım kontrolunda çalışan sistemler, yazılımda yapılacak yeni düzenlemelerle daha etkin hale getirilmektedir.

Konuyu ülkemiz açısından irdelersek, savunma sistemlerinin üzerinde bulunan komuta kontrol, atış kontrol, dost düşman ayırma, hedef ve mesafe tespit, hedefe yönelen silahları ikaz ve önleme görevlerini vb. yapan “göreve faydalı yükler” artık, çoğunlukla Türkiye’de Türk mühendisleri tarafından geliştiriliyor; ulusal savunma sanayi bünyesinde üretilmiş sistemler böylece son derece güvenilir sistemlere dönüşüyor. Bu sistemler ileride oluşabilecek yeni tehditleri karşılamak için Türk mühendisleri tarafından kolaylıkla modifiye edilebilir ve/veya bu sistemler gelişen yeni teknolojilerle daha etkin bir duruma getirilebilir.

Gelen Yorumlar
Bu dökümana henüz yorum yapılmamış, aşağıdaki formdan yorumunuzu ekleyebilirsiniz.
Yorum Ekleyin
Yorum
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir yorum geldiginde haber verin.
Lütfen Cevaplayın
(f) Parantezin içindeki harfi yazın? 

Ara
DURUM Temmuz 2010
Bitlis'te bulunduğunuz ilçede belediye hizmetlerinden memnun musunuz?
Evet
Hayır
Ehh işte
Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı - AHLAT GAZETESI
®© 1993-2008 Ahlat Gazetesi Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı Yayın Organıdır.
AHLAT GAZETESİ’nde yayımlanan yazılardan imza sahipleri sorumludur. Her türlü yazı ve makalelerin her hakkı saklıdır. İzinsiz kısmen veya tümüyle yayınlanamaz. AHLAT GAZETESİ’nin Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı dışında hiçbir kuruluşla doğrudan veya dolaylı herhangi bir bağlantısı yoktur.

iletişim : i_nalbantoglu@yahoo.com