|
Yalçın BAYER
Van’a hayli sert bir havada indik, aramızda sarsıntıdan korkarlar oldu. THY uçağında Deniz Ticaret Odası ile Derneği’nin Deniz Temiz diye bilinen TURMEPA Derneği’nin yöneticileri ve üyeleri de vardı. Vanlıların deniz dediği Van Gölü’ndeki kirliliğin önlenmesi için yürütülmeye başlanan bir eğitim projesinin tanıtımı için gelmişti bir uçak dolusu konuk. Erekdağı’nın tepesinde kar artık erime noktasındaydı. Son yağmurlar çiftçi için bir ölçüde yararlı olmuş ama kuraklık tehlikesinin doğu bölgesinde alarm vereceği söylenebilir.
TURMEPA’nın kurucu Başkanı Rahmi Koç da bu anlamlı sosyal sorumluluk projesine Antalya’dan özel uçağı ile gelerek katıldı. Çok sayıda Vanlı Rahmi Koç’u görmek için toplanmıştı. Bir yurttaş “Rahmi Bey’e teşekkür etmeliyiz, bu çabasından ötürü…” dedi bize.
LAĞIMA DÖNÜŞÜYOR
Van Gölü, Avrupa’nın beşinci büyük gölü olma özelliğini taşıyor. Aynı zamanda dünyanın en büyük sodalı gölü olduğu gibi yine “inci kefali”nin yaşadığı tek göl…
Ortalama derinliği 171 metre. Ne yazık ki çevresini oluşturan Van ve Bitlis illeri ile Edremit, Gevaş, Tatvan, Adilcevaz, Ahlat, Erciş ve Muradiye ilçelerinin tüm atıkları göle veriliyor. Yaklaşık 1.5 milyona yaklaşan bir nüfusun katı ve evsel atıkları… Kıyısındaki çimento fabrikasının etkisi de var. Gerçekten bir ihanet. Kapalı bir göl hüviyetinde olması nedeniyle eğer bugün kurtarılmazsa yarın geç kalınmış olacak. Suyu sodalı olmasaydı daha önce kirlenirdi.
BAYER’E TEŞEKKÜR
Sayın Yalçın BAYER, yeri ve zamanı geldikçe Van Gölü Havzası ile ilgili sorunları, sıkıntıları “Yeter Söz Milletindir” sütununa taşıyor. Bu duyarlılığından ötürü, yörenin tek sanat ve çevre konulu sivil toplum kuruluşu Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı olarak teşekkürlerimizi sunuyoruz… Zira birkaç yıl evvel gene Sayın BAYER yöre ile ilgili izlenimlerini aktarırken Vakfımızın da bu konudaki düşüncelerini 11 Mayıs 2005 tarihli Hürriyet Gazetesi’nde “Ahlat Kültür Sanat ve Çevre Vakfı Başkanı İlhami Nalbantoğlu’na göre Van Gölü’nün en fazla 25 yıl ömrü kaldı; göldeki kirliliğin önlenmesi için Dünya Bankası’na bir proje sunduklarını da anımsatmak gerekiyor.” Şeklinde dile getirmişlerdi.
Bu ifadan de anlaşıldığı gibi Vakfımız bu konuda yıllardır süregelen bir çalışmayı yürütmektedir. Elbirliği ile nasıl mahvetmişsek gene el birliğiyle hayata döndürmeliyiz, bu konuda en büyük görev yerel yönetimlere düşüyor kuşkusuz…