|
M.Asım HACIMUSTAFAOĞLU
Nevşehir Valisi-Bitlis Eski Valisi
Ahlat’ı ilk kez görüp tanımam, Ahlatlılarla tanışmak Bitlis Valiliği yaptığım yıllardan çok eskilere dayanır.
Uzun yıllar önce Adilcevaz Kaymakamlığına başlamak üzere yolculuk ederken mola verdiğim Ahlat’a ünlü kümbetlerini, Dünya’nın en büyük Türk ve İslam mezarlığı ve açık hava müzesi olan Selçuklu Mezarlığını, heybetli mezar taşlarını tanımış oldum. Ahlat Kentinin Ortaçağ’ı aydınlatan Selçuklu Türkleri’nin Anadolu’da ilk kapısı ve başkentlerinden biri olduğunu, Malazgirt Zaferi’nin Ahlat’ta konuşlanmış birliklerle kazanıldığını öğrendim.
Adilcevaz Kaymakamı olduğum yıllarda, Ahlat ile Adilcevaz arasında tatlı ve seviyeli mizah dolu bir rekabet ya da çekişme vardı. Bir tarihte Adilcevaz İl Genel Meclisi Üyesi rahmetli Ahmet ÇAVUŞOĞLU ile akşam saatleri, Bitlis dönüşü Ahlat’tan Jiple geçiyoruz. Nava henüz kararmakta, elektrikler henüz verilmemiş. (Ahlat o yıllarda jeneratörle aydınlanıyordu.) Ahmet Bey, “şu dükkanın önünde bir saniye durabilir miyiz, dükkan sahibine bir şey soracağım, ama hemen de hareket etmemiz lazım.” dedi. Alışveriş yapacağımızı sanan dükkan sahibi, “hemşerim bu köyün adı nedir?” sorusuna muhatap olunca “bir dakika” deyip dükkana girdi. Biz hemen uzaklaşırken arkadan ev tüfeği ile ateşe başlamasın mı? Bereket uzaklaşmıştık. Haftalar sonra aynı dükkana uğrayıp gönlünü almak istedim. Sonradan ahbap olduğumuz dükkan sahibi de bizi korkuttu diye çok üzülmüştü.
O yıllarda karayolu iç kesimlerden geçiyor, Ahlat’ta, Adilcevaz’da Van Gölü ile böyle buluşmuyorlardı. Şimdi iki şirin ilçemizde göl ile ya da yerel deyişle denizle buluşmuş ve çok daha güzelleşmiş durumdadırlar.
Bitlis Valiliğim sırasında, Tatvanlılar il olmaları gerektiğini ileri sürerek hem Bitlislileri hem de Ahlat ve Adilcevazlıları kızdırırlardı. Her yöreden Bitlislilerin bulunduğu bir toplantıda il olmanın sıraya konulması gerektiğini, ilk önceliğin Ahlat’a sonra Adilcevaz’a ait olduğunu Tatvan’ın 3. sıradan izlediğini belirterek konuyu tatlıya bağlamıştık.
Adilcevaz Kaymakamlığı yıllarında, ilk feribotun Cumhurbaşkanı Cevdet SUNAY ve İran Şahı Rıza PEHLEVİ tarafından törenle Tatvan-Van arasında hizmete sokulduğuna tanık olmuştum. (Temmuz 1971) Feribot’un ilk yolcuları arasında eşimle ben de bulunuyordum.
Bitlis’te görev yaptığım yıllarda Parlamenterlerimiz, Kamu kuruluşlarımız, yerel yönetimler ve başta BETAV olmak üzere sivil toplum kuruluşları arasındaki işbirliği ve uyum İl merkezinde İlçe, Kasaba ve Köylerimizde güzel çalışmalar ortaya konulmasını sağladı. Bitlis’in dar bir vadiye sıkışmış yerleşim alanlarının Rahva Ovası’na taşınması çalışmaları, bu bölgeye (toplu konutlar, Nurullah Eren Anadolu Öğretmen Lisesi, öğretmen lojmanları, kız ve erkek öğrenci yurtları, kapalı spor salonu, İsmail Eren Spor Tesisleri, Kamu binaları ve sosyal tesisler yapımı gibi) yapılan yatırımlar, Bitlis-Adilcevaz, Bitlis-Muş bölünmüş yolları ile Bitlis’te, Tatvan’da, Ahlat’ta hayırseverlerce yaptırılan okullar bu dönemde gerçekleştirilen hizmetlerden bir kısmıdır. Bugün bile Bitlis İline yapıldığını duyduğum en küçük hizmet, hala beni heyecanlandırıyor.
Bu duygularla Ahlat’lı dostlara ve Bitlislilere selam ve sevgiler sunuyorum.